Gedik Yatırım Çeyreksel Strateji Raporu Eylül 2020

 Gedik Yatırım Çeyreksel Strateji Raporu Eylül 2020

Toparlanma V tipi olacak mı, olmayacak mı?

FED’in yeni para politikası yaklaşımı global borsalar için ek teşvik oldu

FED’in «ortalama enflasyon hedeflemesi» diye tabir edilen yeni para politikası yaklaşımı ile faizlerin daha önce düşünülenden de uzun bir süre sıfır seviyesinde tutulabilecek olması, global borsalardaki rallinin devamına olanak sağlıyor. Ultra gevşek maliye ve para politikaları, uzun vadede küresel enflasyon ve uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluştursa da, piyasanın bu riskleri kısa vadede bir tehdit unsuru olarak görmedikleri görülüyor.

Türkiye ekonomisinde kredi teşvikleri, dayalı ekonomik aktivitede hızlı bir toparlanma sağlarken, kurdaki dalgalanma TCMB’yi parasal sıkılaştırmaya zorladı

Türkiye’de parasal genişleme adımları ve uygun faizli kredi teşvikleri iç talep başta olmak üzere ekonomik aktivitede dipten hızlı bir toparlanma sağlarken, bu durum (yakın zamana kadar) hisse senedi ve tahvil piyasalarında yükselişlerin de yolunu açtı.

Ancak, enflasyon, cari denge ve bütçe dengesine ilişkin görünümün kötüleşmesi, Temmuz sonlarından itibaren kurda dalgalanmanın artmasına ve faizlerde hızlı bir yükselişe yol açtı. Bu nedenle, TCMB TL likiditesini kısmak durumunda kalırken, ortalama fonlama faizi çok kısa bir süre içinde %7,5’li seviyelerden %10,0’un üzerine yükseldi.

İleriye dönük olarak, TL’deki değer kaybı sürecinin durdurulması kritik önemde olacak. Bunun için de, ek parasal sıkılaştırmanın gündeme gelebileceğini düşünüyoruz.

Baz senaryomuzda, TCMB’nin para politikasında sıkılaştırmaya devam edeceğini, parasal genişleme adımlarının geri çekilmesinin de yardımıyla, TL’deki değer kaybı eğiliminin bir noktada kontrol altına alınabileceğini varsayıyoruz. Reel kurun tarihi dip seviyelerinde olması da bu konuda destekleyici olabilir. Buna karşın, TL’de dönemsel dalgalanma süreçleri görülmesi ihtimalini de göz ardı etmiyoruz.

Hızlı kredi büyümesinde geri çekilmenin kaçınılmaz gözükmesiyle, ekonomik aktivitedeki toparlanma hızının sınırlamasını bekliyoruz. Bu da, cari açığın kontrol altına alınmasına ve buna bağlı olarak da kurdaki dengelenmeye yardımcı olabilir.

Covid-19’a ilişkin olarak, ikinci dalga riskini göz ardı etmemekle birlikte, Nisan-Mayıs döneminde olduğu gibi genele yayılan işyeri kapanışlarının olmayacağını varsayıyoruz.

2021 yılına ilişkin olarak, a) sıkı para politikası ve kredi büyüme hızında kayda değer yavaşlama ile ekonomide aşırı ısınma riskinin bertaraf edilmesini bekliyoruz. b) 2021 yılının başlarında TÜFE enflasyonunun %14-15% seviyelerine yükselebileceğini ve faizlerin yüksek kalabileceğini düşünüyoruz. 2021’deki çok yüklü iç borç geri ödeme takvimi de faizleri yukarı yönlü baskılayabilir. Bunlar, ekonomik toparlanmanın hızını sınırlayacak olsa da, baz etkisinin yardımıyla, %4,5 civarında GSYH büyüme rakamı görülebileceğini düşünüyoruz. Ilımlı büyüme temposu, cari açığı sınırlayarak, kurda stabilizasyona yardımcı olabilir. Bu açılardan, 2021 yılını, ekonomide «dengelenme» yılı olarak öne çıkan 2019 yılına benzetebiliriz.

2021 için %33 FAVÖK artışı beklentimiz, hisse senetlerini cazip kılıyor

BIST-100 Endeksi yılbaşından bu yana gelişmekte olan piyasaların %29 altında performans sergilemiş olmasına rağmen, GOÜ iskontosu azalmıştır. Düşük performansın ana nedeni, yılbaşından bu yana 5,4 milyar dolarlık yabancı çıkışıdır (2019’un aynı döneminde +422 milyon dolar). Çıkışın ana nedenleri olarak da düşük büyüme, yüksek enflasyon ve jeopolitik riskler öne çıkıyor. Bunlara ek olarak, öz varlık karlılıklarının baskı altında kalması ve risksiz faiz oranının altına düşmesi bankacılık sektörü hisselerinin düşük performansına yol açtı. Öte yandan, karların daralması ve sanayi hisselerinin görece olumlu rölatif performansı neticesinde, Türkiye’nin GOÜ’lere karşı FD/FAVÖK’ü iskontosu %38’den %23’e geriledi (Tarihi ortalama %18).

Gelecek döneme odaklandığımızda ise, olumsuz gelişmelerin çoğunun fiyatlara yansıdığını, ve Türkiye’nin 2021 makro performansının BIST 100 üzerinde belirleyici olacağını söylemek mümkün. Bu kapsamda, baz makro senaryolarımıza göre, 2021 yılı için %33 FAVÖK büyümesi bekliyor, hisse fiyatlarının bu büyüme beklentisi ile cazip olduğunu düşünüyoruz. BIST-100 Endeksi hedefimiz 1.350 seviyesinde tutmaya devam ederken, jeopolitik ve makro ekonomik öngörülebirlik unsurlarının ana katalizör olarak kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Model portföyümüzden Garanti Bankası’nı çıkartıp Tofaş’ı ekliyoruz.

Piyasalara Dair Beklentiler

Sermaye Hareketleri: 2020’de yabancı yatırımcıların portföy yatırımları tarihi diplere geriledi

BIST-100 Endeksi yılbaşından bu yana gelişmekte olan piyasalardan önemli oranda negatif ayrıştı; bunun nedenlerinden biri yurtdışı yerleşiklerin 5,4 milyar $’a ulaşan hisse senedi satışları oldu. Yerli bireysel yatırımcının düşen faizler sonrası, hisse senedi piyasasına artan ilgisi ile birleşince, borsadaki yabancı yatırımcı payı da, %65 civarındaki tarihi ortalamalarından tarihi dip seviye olan %50 civarına geriledi.

Yurtdışı yerleşikler, 2020’de DİBS portföylerini de ciddi anlamda azaltmaya devam ettiler; sene başından bu yana tahvil satışları 8 milyar $’a yaklaştı. Bu satışlarla birlikte, yabancı yatırımcının elinde tuttuğu DİBS miktarı 6 milyar $ seviyelerine kadar gerilerken, toplam tahvil stoku içindeki payları da %3’lere kadar geriledi. Tahvil stoku içinde yabancı yatırımcının payı tarihsel olarak %20’lerin üzerinde seyretmekteydi.

2021 yılına ilişkin olarak, ikincil piyasa tahvil faizlerinde beklediğimiz yükseliş (muhtemelen %15-16 seviyelerine) ve sıkı para politikası, tahvillere bir süre sonra yabancı ilgisinin artmasını sağlayabilir.

Rapor için tıklayın.

Kaynak: Gedik Yatırım

SON DAKİKA! Bitcoin haberleri
Güncel BTC Fiyatı: 1 BTC Kaç TL?
Tüm Hisse Önerileri İçin: Hisse Önerileri


Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın